<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3975</link>
    <description />
    <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 19:12:58 GMT</pubDate>
    <dc:date>2026-04-17T19:12:58Z</dc:date>
    <item>
      <title>Balıkesir Sındırgı alunitli kaolinlerinden NaOH kullanılarak sülfat (SO4-2) uzaklaştırılması</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4786</link>
      <description>Title: Balıkesir Sındırgı alunitli kaolinlerinden NaOH kullanılarak sülfat (SO4-2) uzaklaştırılması
Authors: Erkan, İlker
Abstract: Bu tez çalışmasında, seramik endüstrisinde kullanılamayan alunitli kaolinlerden alkali çözündürme ile sülfatın giderilmesinin araştırılması hedeflenmiştir. Deneylerde kullanılan örneğin karakterizasyonu genel olarak, kaolinit minerali dışında bol miktarda kuvars, opal ve SO4-2 kaynağı olarak da opal ile kapanım şeklinde bulunan alunit mineralinden oluştuğunu göstermiştir. Serbestleşmenin değişimleri incelendiğinde boyut küçüldükçe serbestleşen tane oranı her mineral için artış gösterirken bu oranın kaolinit ve alunitin için benzer şekilde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu minerallerin ve alunitin boyuta göre sınıflandırma ile ayırımının mümkün olmadığı görülerek kimyasal olarak çözündürme yöntemlerine geçilmiştir. Karakterizasyon ve boyuta göre sınıflama çalışmaları dikkate alınarak -20 µm boyutundaki malzeme üzerinde çözündürme çalışmalarının yapılmasına karar verilmiştir. NaOH kullanılarak yapılan çözündürme işlemlerinde konsantrasyon, süre, sıcaklık ve katı oranının çözünme verimi üzerine etkisi incelenmiştir. Yapılan direkt çözündürme çalışmaları; yüksek alunit (%100) çözünmesine 1,5-2M NaOH konsantrasyonlarında ve 95°C sıcaklıklarda yapılan uzun süreli (1-4 saat) çözündürme işlemleriyle ulaşılabileceğini göstermiştir. Ancak çalışmalarda alunitin yanısıra kaolin mineralinin de kısmen çözünerek yüksek kütle kayıplarının (%17-45) meydana geldiği gözlemlenmiştir. Direkt çözündürme ile meydana gelen kaolinit kayıplarının oluşmasını engelleyebilmek için daha düşük NaOH konsantrasyonlarında ısıl işleme tabii tutulmuş örnekler çözündürülmüştür. Çözündürme deney parametrelerinin etkisi merkezi birleşik deney tasarımı ile oluşturulan deney tasarımına göre belirlenerek sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışma neticesinde en yüksek SO4-2 uzaklaştırma veriminin 525°C'de 3 saat ısıl işleme tabii tutulmuş alunitli kaolin kullanılarak, ~0,2M NaOH konsantrasyonu, 80°C sıcaklık, 2 saatlik çözündürme ile elde edilebileceği belirlenmiştir. Bu koşullarda %13 civarında bir kütle kaybı ile sülfat yapıdan uzaklaştırılabilmiştir.</description>
      <pubDate>Sat, 01 Jan 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4786</guid>
      <dc:date>2022-01-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Yüzey aktif reaktiflerle liç çözeltilerinden cıvanın uzaklaştırılması</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4785</link>
      <description>Title: Yüzey aktif reaktiflerle liç çözeltilerinden cıvanın uzaklaştırılması
Authors: Kantarcı, Sadiye
Abstract: Son yıllarda hızla artan dünya altın üretiminde, siyanürleme en yaygın üretim yöntemidir. Ayrıca, dikkate değer oranda da halen amalgamlama yöntemi de kullanılmaktadır. Cıva (Hg), siyanürleme işleminde çözünerek çevresel ve ekonomik açıdan birçok olumsuzluklara neden olmaktadır. Bu sebeple; siyanür çözeltilerinden Hg gideriminde, seçimli, hızlı ve düşük maliyetli ayırma yöntemlerinin araştırılması ve kararlı hale getirilmesi önem kazanmıştır. Bu çalışmada, öncelikle çöktürmede kullanılacak reaktif türü belirlenerek reaktif konsantrasyonu, süre, pH, sıcaklık gibi parametrelerin Hg giderimi üzerine etkisi araştırılmıştır. İşlem sonucunda elde edilen ürünler karakterize edilmiştir. Ayrıca, amalgamlama atığının siyanürleme çözeltisine, işleminin uygulanabilirliği test edilmiştir. Çalışma sonucunda; çöktürücü dozajı, pH ve sıcaklığın çöktürücü türüne bağlı olarak Hg uzaklaştırma veriminde oldukça etkili olduğu belirlenmiştir. Au, gümüş (Ag) ve bakırın (Cu), Hg uzaklaştırma verimini etkilemediği ve ksantat ile herhangi bir çökelek oluşturmadığı tespit edilmiştir. En iyi sonuç, potasyum etil ksantat (KEX) ile elde edilmiş ve Hg konsantrasyonu %99,9 verimle 10000 ppb'den 5 ppb'ye indirilmiştir. Çökelek olarak kararlılığı yüksek metazinober (-HgS)'in oluştuğu belirlenmiştir. Amalgamlama atığının siyanürleme çözeltisinden 8,1x10-5 mol KEX kullanılarak %99 verimle Hg miktarı 9539 ppb'den 101 ppb'ye düşürülebilmiştir. Sonuç olarak siyanürleme çözeltilerinden Hg'nin ksantatlar ile seçimli olarak yüksek verimle uzaklaştırılaştırılmasının mümkün olduğu belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>Sat, 01 Feb 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4785</guid>
      <dc:date>2020-02-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Asit nötralize edici malzemeler kullanılarak sülfürlü atıklardan duraylı macun dolgu üretiminin araştırılması</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4784</link>
      <description>Title: Asit nötralize edici malzemeler kullanılarak sülfürlü atıklardan duraylı macun dolgu üretiminin araştırılması
Authors: Yılmaz, Tekin
Abstract: Bu tez çalışmasında, asit nötralizasyon potansiyeli (ANP) bulunan malzemeler kullanılarak sülfürlü maden atıklarından duraylı macun dolgu üretimi araştırılmıştır. Bu amaçla, ANP bulunan 6 farklı malzeme (yüksek fırın cürufu (YFC), mermer artığı (MA), C-sınıfı uçucu kül (C-UK), kalsitik kireçtaşı (KK), dolomitik kireçtaşı (DK) ve inşaat yıkıntı atığı (İYA)) sülfürce zengin (%15,82 S2-) maden atığı yerine %5-15 kullanılarak %7,5-8,5 bağlayıcı oranında toplam 581 adet ÇMD numunesi hazırlanmıştır. Bu numuneler 7-360 günlük kür süresi boyunca tek eksenli basınç dayanımı (TEBD), asit (pH) ve sülfat (SO42-) analizine ve 28-180 gün sonunda porozite (MIP) testine tabi tutulmuştur. Ayrıca, ANP bulunan 6 farklı malzemenin kullanımı ile üretilen 1,0 m3 ÇMD karışımındaki bağlayıcı tasarrufu miktarları değerlendirilmiştir. Bulgular değerlendirildiğinde, ANP bulunan malzemelerin ikame edilmesiyle bağlayıcı oranı ve kür süresinden bağımsız olarak 5,19 kata kadar daha yüksek TEBD, %14-54 oranında daha yüksek pH değerlerine (daha düşük asit üretimi), %72,1 oranına kadar daha düşük sülfat iyonu salınımına ve %12,43'e kadar daha düşük poroziteye sahip ÇMD üretimi sağlanmıştır. 1,0 m3 ÇMD üretiminde bağlayıcı oranı %7,5'e düşürülüp sülfürlü atık malzeme yerine %15 asit nötralizasyon malzemesi ikame edildiğinde %12,0-15,1 arasında değişen oranlarda bağlayıcı tasarrufu sağlanacağı öngörülürken kontrol numunesine (%15,92) kıyasla uzun dönemde (90-360 gün) yaşanan dayanım kaybı %8,90'a kadar azalmıştır.</description>
      <pubDate>Mon, 01 Apr 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4784</guid>
      <dc:date>2019-04-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Uçucu küllerde inceliğin puzolanik aktiviteye etkisi</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4783</link>
      <description>Title: Uçucu küllerde inceliğin puzolanik aktiviteye etkisi
Authors: Demir Şahin, Demet
Abstract: Bu tez çalışmasında 2 farklı termik santralden (Afşin Elbistan (AE) ve Çayırhan (ÇYH)) elde edilen uçucu külleri (UK) öğütmeye bağlı olarak çimento bileşiminde mineral katkı olarak kullanımı amaçlanmıştır. Bu amaçla, uçucu külleri 5 farklı öğütme süresine (10, 20, 30, 45 ve 60 dk) tabi tutulmuştur. Orijinal ve öğütülmüş küller çimento yerine % 10, % 30 ve % 50 ikame oranlarında kullanılarak karışım numuneleri oluşturulmuştur. Ayrıca tamamen % 100 çimento bileşimli referans numunesi üretilmiştir. Farklı öğütme süresi ve ikame oranları ile hazırlanan karışımların taze ve sertleşmiş durumda priz süresi, mekanik özellikler, mikro yapıları ve termal özellikleri incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre uçucu küllerin öğütmeye bağlı olarak özgül yüzey alan (Blaine) değerleri artmıştır. Her iki uçucu kül ikamesinin karışımların priz süresini uzattığı belirlenmiştir. Her iki uçucu kül ile oluşturulan numunelerin tüm öğütme süresi ve ikame oranlarının artışına bağlı olarak basınç dayanım değerleri referans numunesine göre kısa dönemli kür süresine göre düşük, uzun dönemli kür süresine göre yüksek çıkmıştır. Kür ve öğütme sürelerinin artmasına bağlı olarak uçucu küllerin ikamesi numunelerin geçirimliliğini ve porozitesini azaltmıştır. Ayrıca kül ikameli numunelerin inceliğine bağlı olarak termal analiz sonucunda kütle kaybı miktarlarını azaltarak hidratasyona katkı sağlamıştır. Sonuç olarak uçucu kül inceliğinin artması, puzolanik aktiviteyi arttırması ve çimentoda da mineral katkı olarak kullanılabilirliğini göstermiştir.</description>
      <pubDate>Wed, 01 May 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4783</guid>
      <dc:date>2019-05-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
  </channel>
</rss>

