<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3969</link>
    <description />
    <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 12:40:21 GMT</pubDate>
    <dc:date>2026-04-18T12:40:21Z</dc:date>
    <item>
      <title>Doğu pontidlerde hava ve yer manyetik anomali değişimlerininanaliz edilerek derin ve sığ jeolojik yapılar ile ilişkilendirilmesi</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4454</link>
      <description>Title: Doğu pontidlerde hava ve yer manyetik anomali değişimlerininanaliz edilerek derin ve sığ jeolojik yapılar ile ilişkilendirilmesi
Authors: Özkaptan, Tuğçe
Abstract: Doğu Pontidler tektonik olarak Alp-Himalaya dağ oluşum kuşağının bir parçası olarak, iki büyük levhanın (Lavrasya ve Gondvana) sınırını teşkil etmektedir. Belirtilen bu alan için yer ve hava manyetik verilerinden yararlanarak, bölgenin jeolojik yapısı ve tektonik deformasyon izleri araştırılmıştır. Tüm Doğu Pontidi kapsayacak olan bu çalışma ile havadan alınmış manyetik ölçümler (EMAG-2) ile karadan bu çalışma ile alınan manyetik veriler karşılaştırılmıştır. Böylece hem bu bölge için daha ayrıntılı bir manyetik harita elde edilmiş, hem de mevcut anomali haritası ile aralarındaki farklılıkların nedenleri tartışılmıştır. Alınan ölçüm sonuçları ile kayaçların fiziksel özellikleri denetlenerek, bölge için önerilen üç farklı alt zon için manyetik değişimler incelenmiştir. Bu amaçla literatürde sıklıkla kullanılan altı farklı çigisellik analizi metodu uygulanmıştır. Öncelikle yapay veri üzerinde bu metodlar denenmiş daha sonra gerçek verilere uygulanmıştır. Elde edilen çizgisellikler Gül diyagramları ile çizdirilerek hakim trendler belirlenmiş ve olası nedenleri tartışılmıştır. Manyetik verilerin sonuçlarını karşılaştırmak amacı ile üç farklı (sayısal yükseklik verisi, faylar, uydu fotoğrafı) veride analiz edilerek gül diyagramları oluşturulmuştur. Tüm veriler derlendiğinde bölge için genel doğu-batı yönlü çizgiselliklerin hakim olduğunu bunun sonucu olarak bölgenin kuzey-güney yönlü bir sıkıştırmalı rejim altında deforme olduğu sonucuna varılmıştır.</description>
      <pubDate>Tue, 01 Jun 2021 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4454</guid>
      <dc:date>2021-06-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Yer radarı tomografi uygulaması ile betonarme elemanlardaki nem içeriğinin belirlenmesi</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4453</link>
      <description>Title: Yer radarı tomografi uygulaması ile betonarme elemanlardaki nem içeriğinin belirlenmesi
Authors: Kara, Muhammet Ertuğrul
Abstract: Teknolojinin gelişmesi ile yapılarda kullanılan geleneksel ve hasar verici test yöntemlerinin yerine hasar vermeyen Jeofizik yöntemlerin kullanımı son yıllarda artmaktadır. Bu kapsamda temeli elektromanyetik dalgaların farklı malzemeler içinde yayılımı, yansıma, saçılma ve kırılma esaslarına bağlı olan Yer Radarı (GPR) yöntemi özellikle beton ve benzeri malzemelerin iç yapılarının ve fiziksel özelliklerinin araştırılmasında yaygın olarak kullanılmaktadır. Beton dayanımının önemli bir parametresi olan nem içeriğinin belirlenmesine yönelik elektromanyetik (EM) dalga teorisi temelli çalışmalar, başka araştırmacılar tarafından laboratuvar ortamında yürütülmüştür. Bu çalışmanın amacı betonarme yapılardaki nem içeriğinin yer radarı (GPR) yöntemi kullanılarak belirlenmesidir. Bu maksatla, EM dalgaların oluşumu, bunların farklı dielektrik ortamlar içerisinde ilerleyişi ve tomografi çalışmaları ile ilgili matematik modelleme çalışmaları yürütülmüştür. Bu çerçevede, EM dalgaların ilk varışları kullanılarak tomografi kesitleri oluşturulmuş ve ölçü alınan ortama ait bağıl dielektrik permittivite dağılımı hesaplanarak elde edilen bu değerler ile ölçü alınan ortama ait yüzde su içeriği miktarı belirlenmiştir. İlk olarak tomografik çözümlemelerde kullanılan SIRT (Simultaneous Iterative Reconstruction Technique) algoritması modelleme çalışmaları ile test edilmiş ve daha sonra Trabzon'da E70 karayoluna ait bir viyadük ayağı üzerinde 12 yer radarı profili boyunca GPR tomografi verileri toplanmıştır. Verilerin analizi ve tomografik kesitlerin oluşturulması neticesinde viyadük ayağının beton içi bağıl dielektrik permittivite değeri ortalama 5 olarak bulunmuş ve yüzde su içeriği dağılımı ise yaklaşık %4-6 arasında hesaplanmıştır. Çalışma sonuçları, betonarme yapıların nem içeriğinin tespitinde zahmetli, zaman alıcı ve hasar verici geleneksel yöntemler yerine GPR tomografi yönteminin başarılı bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir.</description>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4453</guid>
      <dc:date>2020-07-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Poisson, üstel ve gumbel uç değerler dağılım modelleri kullanılarak batı Anadolu Bölgesi'nin depremselliğinin incelenmesi</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4452</link>
      <description>Title: Poisson, üstel ve gumbel uç değerler dağılım modelleri kullanılarak batı Anadolu Bölgesi'nin depremselliğinin incelenmesi
Authors: Akın, Filiz Gizem
Abstract: Dünyadaki en hareketli deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde bulunan Türkiye, deprem aktivitesi bakımından oldukça etkin bir ülkedir. Ülkemizde yer alan Kuzey Anadolu Fay Zonu, Doğu Anadolu Fay Zonu, Bitlis Bindirme Zonu ve Batı Anadolu'da yer alan Graben Zonları gibi aktif deprem zonları geçmişte birçok yıkıcı deprem ürettiği gibi gelecekte de oluşacak depremlerde büyük can ve mal kaybına sebep olacağı bilinmektedir. Bu yıkıcı sonuçları minimuma çekmek için çeşitli istatistiksel çalışmalar yapılarak depremlerin önceden belirlenmesi amaçlanmaktadır. Türkiye'de en aktif bölgelerden birisi olan Batı Anadolu bölgesi nüfus yoğunluğu bakımından oldukça önemli ve yüksek deprem riskine sahip bir alan olarak görülmektedir. Bu nedenle Batı Anadolu bölgesi iki ana bölgeye ayrılmış ve üç faklı istatistiksel model (Poisson model, Üstel dağılım modeli ve Gumbel uç değerler modeli) uygulanarak deprem olma olasılıkları hesaplanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar, bölgeler ve modeller arasında karşılaştırılarak yorumlanmış ve modellerin birbirlerinden farklı ya da benzer olduğu yanlar incelenmiştir. Yapılan olasılık çalışmalarında kuvvetli (Mw ≥ 6.0) ve büyük (Mw ≥ 7.0) depremler için üç modelin sonuçlarının uyumlu olduğu görülmüştür. Belirlenen iki bölge ve üç yöntem dikkate alındığında elde edilen sonuçlara bakılarak 1.bölgede magnitüdü Mw ≥ 4.0 olan depremlerin oluşma olasılıklarının daha yüksek, tekrarlanma periyodlarının ise daha kısa olduğu söylenebilir.</description>
      <pubDate>Sat, 01 Feb 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4452</guid>
      <dc:date>2020-02-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Artvin Hopa-Borçka karayolu üzerindeki köprü, tünel ve viyadük güzergahlarının jeofizik yöntemler ile incelenmesi</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4451</link>
      <description>Title: Artvin Hopa-Borçka karayolu üzerindeki köprü, tünel ve viyadük güzergahlarının jeofizik yöntemler ile incelenmesi
Authors: Gençer, Oğuzhan
Abstract: Bu tez çalışması; Artvin ili, Hopa-Borçka ilçeleri arasındaki karayolu üzerinde, KGM 10. Bölge Müdürlüğü tarafından belirlenen yol güzergahındaki zeminlerin özelliklerini jeofizik yöntemler ile ayrıntılı olarak belirlenmesi amaçlamaktadır. Arazi çalışmaları kapsamında zemin özeliklerinin belirlenmesi için 9 profilde sismik kırılma tomografi, 2 boyutlu çok kanallı yüzey dalgası analizi ve 26 noktada mikrotremör ölçümleri alınmıştır. Toplanan sismik verilere gerekli veri işlem aşamaları uygulandıktan sonra 2 boyutlu görüntüler, zemine ait hız bilgileri ve bu hız bilgileri kullanılarak zeminin dinamik elastik parametreler elde edilmiştir. Toplanan mikrotremör verilerine gerekli veri işlem aşamaları uygulandıktan sonra zemin hakim titreşim periyodu ve zemin büyütme değeri elde edilmiştir. 5. ve 8. profillere ait zeminlerin problemli olduğu tespit edilmiş ve bu profillere ait dinamik-elastik parametreler dikkate alınarak gerekli tedbirler ışığında yapı inşaları gerçekleştirilmelidir.</description>
      <pubDate>Sat, 01 Jun 2019 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/4451</guid>
      <dc:date>2019-06-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
  </channel>
</rss>

