<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3316</link>
    <description />
    <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 12:26:56 GMT</pubDate>
    <dc:date>2026-04-18T12:26:56Z</dc:date>
    <item>
      <title>İyonlaştırıcı radyasyon stresine maruz bırakılan buğday (Triticum aestivum L.) tohumlarında dıştan melatonin uygulamasının antioksidan savunma sistemi üzerindeki rolünün incelenmesi</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3916</link>
      <description>Title: İyonlaştırıcı radyasyon stresine maruz bırakılan buğday (Triticum aestivum L.) tohumlarında dıştan melatonin uygulamasının antioksidan savunma sistemi üzerindeki rolünün incelenmesi
Authors: Çelebi, Aynur
Abstract: Bu çalışmada, radyoaktif kobalt (60Co) gama ışını kullanılarak farklı dozlarda (100, 200, 300, 400 Gy) iyonlaştırıcı radyasyon (IR)'a maruz bırakılan buğday (Triticum aestivum L. 'Bezostaya-1') tohumlarından elde edilen fidelerin kök ve sürgünlerinde, ekim öncesi ve ekim sonrası melatonin uygulamalarının iyileştirici etkisi fizyolojik ve biyokimyasal düzeyde araştırılmıştır. Bu amaçla kök ve sürgünlerin morfometrik parametreleri (kök ve sürgün boyu, kuru ve taze ağırlık, yaprak alanı), ozmolit içeriği (prolin, sükroz, fruktoz, glukoz ve fruktan içeriği, ozmotik potansiyel), fotosentetik parametreler (klorofil ve karotenoid içeriği, Fv/Fm oranı), enzimatik olan (SOD, POX, CAT, APX, GR, MDHAR, DHAR) ve olmayan (TFM, fenolik asit, GSH) antioksidan savunma sistemi bileşenleri belirlenmiştir. Ekim öncesi melatonin uygulaması başta olmak üzere her iki melatonin uygulaması, IR stresinin buğday fidelerinin büyüme parametreleri, sürgün ozmotik potansiyeli ve fotosentetik pigment içeriğinde oluşturduğu azalmayı iyileştirmiştir. Melatoninin antioksidan enzimler üzerinde oluşturduğu etki IR dozuna, enzim çeşidine ve melatonin uygulama yöntemine bağlı olarak değişmiştir. İyonize radyasyon uygulaması ile artan TFM ve PAL aktiviteleri, ekim öncesi melatonin uygulamasıyla azalırken ekim sonrası melatonin uygulamasıyla artmıştır. Melatonin ve IR uygulamaları fenolik asit ve GSH içeriğini doz bağımlı olarak değiştirmiştir. Hem ekim öncesi ve hem de ekim sonrası melatonin uygulamaları IR stresi ile artan prolin ve şeker içeriklerini azaltmıştır. Sonuç olarak, dışarıdan uygulanan melatoninin, özellikle ekim öncesi melatonin uygulamasının, IR stresine karşı buğday fidelerine yüksek tolerans kazandırdığı ortaya konulmuştur.</description>
      <pubDate>Thu, 01 Apr 2021 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3916</guid>
      <dc:date>2021-04-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Calosoma sycophanta L. (Coleoptera: carabıdae)'nın üretimini etkileyen fungal patojenlerin belirlenmesi</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3915</link>
      <description>Title: Calosoma sycophanta L. (Coleoptera: carabıdae)'nın üretimini etkileyen fungal patojenlerin belirlenmesi
Authors: Güner Emirzeoğlu, Beyza Gonca
Abstract: Calosoma sycophanta L. (Coleoptera, Carabidae) ülkemizde çam keseböceği olarak bilinen Thaumetopoea pityocampa (Den. &amp; Schiff.) ile biyolojik mücadele amacıyla çeşitli üretim laboratuvarlarında yetiştirilmektedir. Ancak laboratuvarlardaki böcek ölümlerinin artması sebebiyle verim azalmaktadır. Entomopatojenik organizmalardan kaynaklanan hastalıklar bu durumun en önemli nedenidir. Bu çalışmada, 2016-2021 yılları arasında üretim laboratuvarlarından temin edilen C. sycophanta'daki fungal patojenler araştırıldı. Yapılan izolasyonlar sonucunda 3 entomopatojenik fungus tespit edildi. Tespit edilen funguslar morfolojik olarak incelendi, spor yapıları ölçüldü, ITS bölgelerinin sekans analizleri incelenerek ve filogenik benzerlikleri belirlenerek tür seviyesinde teşhiş yapıldı. Yapılan bu çalışmalar sonucunda fungus türlerinin Beauveria bassiana, Fusarium proliferatum ve Metarhizium brunneum olduğu belirlendi. Bu fungus türleri, C. sycophanta'nın larvaları ve erginleri üzerindeki patojenitesini belirlemek amacıyla test edildi. B. bassiana türünün larvalarda %55 oranında en yüksek mortalite gösterdiği, F. proliferatum izolatının son instar evresindeki larvalarda %100'e varan mortalite gösterdiği, yumurtlama verimini %59'luk oranla en çok M. brunneum türünün düşürdüğü tespit edildi. Aynı zamanda B. bassiana türünün larvalara besin yoluyla daha az bulaştığı (%16), doğrudan temas sonrasında görülen ölümün daha yüksek olduğu (%58) tespit edildi. Elde edilen bulgular, C. sycophanta üretim laboratuvarlarının fungal hastalıklar açısından risk altında olduğunu göstermektedir. Bu tez çalışmasıyla birlikte ilk kez C. sycophanta'da hastalık oluşturan fungal patojenlerin tür seviyesinde teşhisi yapıldı ve patojenitesi araştırıldı.</description>
      <pubDate>Thu, 01 Jul 2021 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3915</guid>
      <dc:date>2021-07-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Bacıllus halodurans c-125 alkalin serin proteazının üretimi, karakterizasyonu ve deterjan katkı maddesi olarak kullanımının araştırılması</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3914</link>
      <description>Title: Bacıllus halodurans c-125 alkalin serin proteazının üretimi, karakterizasyonu ve deterjan katkı maddesi olarak kullanımının araştırılması
Authors: Tekin, Aşkın
Abstract: Mikrobiyal proteazlar en önemli hidrolitik enzimler arasındadır, ticari değere sahiptirler ve çeşitli endüstrilerde uygulama alanları vardır. Dünya genelinde ticari proteazların üçte ikilik kısmı mikroorganizma kaynaklıdır. Alkalin proteazların önemli üreticileri bakteriler, özellikle de Bacillus türleridir. Bu çalışmanın amacı B. halodurans C-125 suşunda bulunan bir alkalin serin proteaz kodlayan BH0855 genini klonlamak, hücre dışı sekiz proteaz geni silinmiş B. subtilis WB800 konak hücresinde üretimini artırmak ve fiziko-kimyasal özelliklerini karakterize etmektir. BH0855 geni 1083 nükleotit olup, 361 amino asit uzunluğunda bir pre-pro-protein enzimi (24-aa sinyal peptit, 69-aa propeptit ve 268-aa olgun peptit) kodlamaktadır. Tahmini moleküler ağırlığı 27,67 kDa ve izoelektrik noktası 9.47'dir. Rekombinant gen bölgesi cat promotoru ve lipA sinyal peptidi içeren pMA0911 mekik vektörüne başarılı şekilde klonlandı ve Bacillus subtilis WB800 suşunda hücre dışı olarak ekspres edildi. Çalışılan gene ait amino asit sekansının en fazla %65,4 oranı ile B. lentus proteazına (PDB ID: 1GCI) benzediği belirlendi. Enzim pH 12 ve 60 °C'de optimum aktivite gösterdi ve geniş bir pH ve sıcaklık aralığında aktifti. Enzim, 60 ° C'de 1 saat ön inkübasyondan sonra başlangıç aktivitesinin yaklaşık %60'ını korudu. Enzim, pH 12'de, 37 °C'de 24 saat'lik ön inkübasyondan sonra başlangıç aktivitesinin %93'ünden fazlasını koruyarak yüksek pH'ta iyi bir stabilite gösterdi. Enzimin Km ve Vm değerleri sırasıyla 0,2899 mg/mL ve 76,12 U/ml olarak hesaplandı. Üretilen proteazın sahip olduğu ekstrem özellikler sebebiyle çeşitli alanlarda özellikle de deterjan endüstrisinde kullanılabilirliği gösterildi.</description>
      <pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3914</guid>
      <dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Endemik halofit scorzonera hieraciifolia bitkisinin tuz stresine tolerans mekanizmasının araştırılması</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3913</link>
      <description>Title: Endemik halofit scorzonera hieraciifolia bitkisinin tuz stresine tolerans mekanizmasının araştırılması
Authors: Altuntaş, Cansu
Abstract: Endemik halofit Scorzonera hieraciifolia'nın tuza tolerans mekanizmasını aydınlatmak için doku kültürü ortamında büyütülen fideler farklı tuz konsantrasyonlarına (0, 150, 300, 450, 600 mM NaCl) maruz bırakıldı ve bazı fizyolojik, biyokimyasal ve moleküler parametrelerdeki değişimler belirlendi. Artan tuz konsantrasyonuna bağlı olarak sürgünlerde sukkulentliğin arttığı, 600 mM tuz uygulanmış sürgünlerde klorofil kaybı görülmesine rağmen bitkilerin canlılığını koruduğu saptandı. Sürgün taze ağırlığı, kuru ağırlığı, klorofil ve karotenoid içeriklerinin 450 ve 600 mM tuz uygulamasıyla önemli derecede azaldığı görüldü. Reaktif oksijen türleri, membran hasarı, prolin ve toplam çözünebilir şeker ve Na+, Cl-ve K+ içeriklerinin tuz stresi uygulamalarıyla arttığı belirlendi. Katalaz (CAT) aktivitesi 450 ve 600 mM tuz uygulamalarıyla azalırken, süperoksit dismutaz (SOD), guaikol peroksidaz (GPOD), glutatyon redüktaz (GR) ve askorbat peroksidaz (APX) aktivitelerinin tüm tuz uygulamalarıyla, askorbat ve glutatyon içeriklerinin ise 300, 450 ve 600 mM tuz uygulamalarıyla arttığı gözlendi. Ayrıca tuz uygulamalarına paralel olarak SOD ve glutatyon peroksidaz (GPX) protein içeriklerinin arttığı tespit edildi. CAT protein içeriğinin 300 mM, GR protein içeriğinin ise 450 mM tuz uygulanmış sürgünlerde en fazla arttığı görüldü. Elde edilen veriler ışığında, yaprakları sukkulent endemik halofit Scorzonera hieraciifolia'nın hücre içerisinde ozmolit ve NaCl birikimi aracılığıyla suyu etkin bir şekilde alarak sukkulentliği artırdığı, antioksidan sistemi uyardığı ve böylece çok yüksek (600 mM) tuz konsantrasyonuna tolerans gösterebilen ekstrem halofit bir bitki olduğu sonucuna varıldı.</description>
      <pubDate>Wed, 01 Jan 2020 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3913</guid>
      <dc:date>2020-01-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
  </channel>
</rss>

