<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
  <channel>
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/1662</link>
    <description />
    <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 05:13:42 GMT</pubDate>
    <dc:date>2026-04-18T05:13:42Z</dc:date>
    <item>
      <title>Teknokentler, Ar-Ge merkezleri ve tasarım merkezleri: Karşılaştırmalı bir analiz</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5926</link>
      <description>Title: Teknokentler, Ar-Ge merkezleri ve tasarım merkezleri: Karşılaştırmalı bir analiz
Authors: Güler, Bahadır Furkan
Abstract: Üniversite sanayi işbirliği küreselleşen dünyada ülkelerin bilim, teknoloji ve inovasyona yönelik yatırımlarında önemli bir yer edinmektedir. Bu bağlamda gelişen rekabet ortamında ülkelerin başarı elde edebilmesi, üniversitelerin bilgi çıktıları ile sanayinin mevcut imkânlarını bir araya getiren teknokentler ile mümkün olmaktadır. Diğer taraftan inovatif ürün, hizmet ve süreç üretmek için Ar-Ge faaliyetlerine yönelik yatırımların artırılması gerekmektedir. Bu çerçevede firmaların ayrı birimlerde oluşturduğu Ar-Ge ve tasarım merkezlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de birçok alanda örtüşen teknokentler, Ar-Ge ve tasarım merkezlerinin karşılaştırılarak birlikte varolmalarının gerekli olup olmadığını belirlemektir. Bu doğrultuda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın yayımladığı 2021 yılı teknokent, Ar-Ge ve tasarım merkezleri istatistikleri ve bu yapılara yönelik yasal çerçeve kullanılarak karşılaştırmalı bir analiz yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Türkiye'de teknokentler ile Ar-Ge ve tasarım merkezleri benzer amaçlarla kurulmuş olmasına karşın, aralarında birçok farklılık tespit edilmiştir. Birlikte değerlendirildiklerinde ilgili yapıların istihdama, ihracata ve milli hasılaya katkılarının sınırlı kaldığı saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Teknokentler, Ar-Ge Merkezleri, Tasarım Merkezleri, Üniversite Sanayi İşbirliği&#xD;
&#xD;
In the globalizing world, university-industry cooperation has an important place in countries' investments in science, technology, and innovation. In this context, the success of the countries in the developing competitive environment relies on the technocities bringing the knowledge outputs of the universities and the current opportunities of the industry together. On the other hand, the nations must increase investments in R&amp;D activities to produce innovative products, services, and processes. In a similar vein, R&amp;D and design centers founded as separate units by companies are required for these investments. This study compares technocities, R&amp;D, and design centers in Turkey, which functions and aims overlap, to discern whether should do they co-exist together or not. In order to achieve this task, this study conducts a comparative analysis through 2021's statistics of technocity, R&amp;D, and design centers published by the Ministry of Industry and Technology and the legal framework for them. This study's findings suggest that even though their establishment purposes are similar, there are many differences between technocities, R&amp;D, and design centers. Ultimately, this study argues that their contributions to employment, exports and GDP is limited. Keywords: Technocities, R&amp;D Centers, Design Centers, University Industry Cooperation</description>
      <pubDate>Fri, 01 Jul 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5926</guid>
      <dc:date>2022-07-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de para ikamesi</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5374</link>
      <description>Title: Türkiye'de para ikamesi
Authors: Küçükkale, Yakup
Abstract: Milli paranın; mübadele aracı, tasarruf aracı ve hesap birimi olma fonksiyonlarım başka paralar karşısında yavaş yavaş yitirmesine para ikamesi denilmektedir. Para ikamesi teorisine göre, para ikamesine yol açan iki önemli neden vardır. Bunlar: (1) Enflasyon beklentisi ve/veya (2) Devalüasyon beklentisidir. Ekonomik birimler yapmış oldukları tasarrufların enflasyon karşısında değer kaybetmesini önlemek ve kur farklarından yararlanarak spekülatif kazanç elde etmek amacıyla yabana para talebinde bulunmaktadırlar. Yabancı para talebi, milli paranın asli fonksiyonlarım devralacak büyüklüğe eriştiğinde ise para ikamesi olgusuyla karşılaşılmaktadır. Bu çalışmada, enflasyon ve devalüasyon beklentilerinin Türkiye'deki para ikamesi sürecine etkide bulunup bulunmadığı araştırılmıştır. Enflasyon ve devalüasyon beklentilerinin "rasyonel" ve "adaptif' süreç içerisinde oluştuğu varsayılarak yapılan kısa dönem analizlerinde, yabancı para talebinin enflasyon beklentisi esnekliği negatif ve l'den küçük bulunmuştur. Yabana para talebi ile devalüasyon beklentisi arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Uzun dönem ilişkilerinin tesbiti amacıyla koentegrasyon analizi kullanılmıştır. Yabana para talebinin enflasyon beklentisi uzun dönem esnekliği, kısa dönemde olduğu gibi, negatif işaretli ve l'den küçük olarak bulunmuştur. Yabana para talebinin devalüasyon beklentisi uzun dönem esnekliği ise, bu iki serinin farklı seviyelerde durağan olması nedeniyle hesaplanamamıştır. Yabana para talebinin enflasyon beklentisi, uzun ve kısa dönem esnekliklerinin negatif işaretli bulunmasında, para talebi denkleminde bağımlı değişken olarak reel yabana para talebinin kullanılması önemli rol oynamıştır.                                      &#xD;
&#xD;
The phenomenon that domestic money looses the essential functions (medium of exchange, store of value and unit of account) against foreign monies slowly is called currency substitution. According to the theory of currency substitution, there are two important factors which cause currency substitution. They are; (1) Expected inflation, and (2) Expected exchange rate depreciation. Economic individuals demand foreign money to prevent depreciation of their savings and/or to get speculative gains by using exchange rate differentials. And, when foreign money demand reaches a level in that foreign money can take over the essential functions of domestic money, it has been met the phenomenon of currency substitution. In this study, it was investigated whether the hypothesis mentioned above are valid for Turkey or not. In short term analysis, by assuming that inflation and depreciation expectations are "rational" or "adaptive", inflation expectation elasticity of foreign money demand was founded out negative and less than one. However, it could not be founded out that a meaningful relationship exist between expected exchange rate depreciation and foreign money demand. Co-integration analysis was used to determine the long-run relationships. Long-run expected inflation elasticity of foreign money demand, like short-run, was founded out negative and less than one. But, long-run depreciation rate elasticity of foreign money demand could not be estimated because of the matter fact that these two time-series are stationary in different levels.</description>
      <pubDate>Sat, 01 Jun 1996 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5374</guid>
      <dc:date>1996-06-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Türkiye'de ticari açıklığın CO2 emisyonu üzerindeki etkisinin Çevresel Kuznets Eğrisi Yaklaşımı ile tespiti : Fourier ADL Eşbütünleşme Testi</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5372</link>
      <description>Title: Türkiye'de ticari açıklığın CO2 emisyonu üzerindeki etkisinin Çevresel Kuznets Eğrisi Yaklaşımı ile tespiti : Fourier ADL Eşbütünleşme Testi
Authors: Arı, Özge Can
Abstract: Sera gazı emisyonlarının dolaylı ve doğrudan etkileyici unsurları incelendiğinde doğrudan etkileyici unsurlar içerisinde yer alan karbondioksit (CO2) emisyonunun çevre kirliliği ve iklim değişikliği üzerinde önemli etkisi bulunmaktadır. CO2 emisyonu ise büyük oranda insani faaliyetlere bağlı olarak meydana gelmektedir. Sanayi Devrimi ile küresel ölçekte üretim seviyelerinde ciddi artışlar yaşanmıştır. 1980 sonrası neoliberal ekonomi politikalarına ve küresel entegrasyona uyum sürecine dahil olan Türkiye'nin ticari faaliyetleri yeniden şekillenmiştir. Gelişmekte olan ülke statüsündeki Türkiye'nin gelişmiş bir ülke statüsüne ulaşmasında ekonomik büyüme amacıyla hareket etmesine bağlı olarak CO2 emisyonunda 1980 öncesi sürece nazaran artışlar görülmektedir. Ticari açıklığın CO2 emisyonu üzerindeki etkisi 1980-2018 dönemi yıllık verileri baz alınarak Fourier Eşbütünleşme testi ve Tam Düzeltilmiş En Küçük Kareler (FMOLS) yöntemi ile tespit edilmiştir. Aynı zamanda Çevresel Kuznets Eğrisinin tahmininde kullanılan kişi başına düşen CO2 emisyonu, kişi başına düşen Gsyih, şehirleşme ve ticari açıklık değişkenleri arasında nedensellik ilişkileri Granger Nedensellik, Toda ve Yamamoto Nedensellik, Fourier Granger Nedensellik, Fourier Toda ve Yamamoto Nedensellik ve Kesirli Fourier Toda ve Yamamoto Nedensellik testleri vasıtasıyla belirlenmiştir. Fourier Eşbütünleşme testi sonuçlarına göre değişkenlerin eşbütünleşik olduğunu ortaya koymuştur. Yapılan FMOLS tahmini ise Çevresel Kuznets Eğrisi hipotezinin 1980-2018 döneminde Türkiye'de geçerli olduğunu göstermiştir. Ayrıca ticari açıklık değişkeninde meydana gelecek olan %1'lik bir artış CO2 emisyonu üzerinde %0.03, kişi başına düşen GSYİH 'da 1'lik bir artış CO2 emisyonu üzerinde %2.82 ve şehirleşmede meydana gelecek %1'lik bir artış CO2 emisyonu üzerinde %0.59 oranında artış yaratmaktadır. Kesirli Frekanslı Fourier Toda ve Yamamoto Nedensellik testi bulgularına göre şehirleşmeden kişi başına düşen GSYİH 'ya ve ticari açıklıktan şehirleşmeye doğru tek yönlü nedensellik bulunmuştur.                                                                                                                                                                              &#xD;
&#xD;
When the indirect and direct factors of greenhouse gas emissions are examined, carbon dioxide (CO2) emissions, which is among the direct impact factors, has a significant effect on environmental pollution and climate change. CO2 emissions are largely due to human activities. With the Industrial Revolution, serious increases were experienced in production levels on a global scale. After 1980, Turkey's commercial activities, which were included in the process of adapting to neoliberal economic policies and global integration, were reshaped. There is an increase in CO2 emissions compared to the period before 1980, depending on the fact that Turkey, which is in the status of a developing country, acts with the aim of economic growth in reaching the status of a developed country. The effect of trade openness on CO2 emissions was determined by Fourier ADL Cointegration test and Fully Modified Ordinary Least Squares method based on annual data for the period 1980-2018. At the same time, causality relationships among the variables used in the estimation of the Environmental Kuznets curve were determined by the tests of Granger Causality, Toda and Yamamoto Causality, Fourier Granger Causality, Fourier Toda and Yamamoto Causality and Fractional Fourier Toda and Yamamoto Causality tests. Fourier cointegration test results revealed that the variables were cointegrated. The FMOLS estimation, on the other hand, showed that the Environmental Kuznets curve hypothesis was valid in Turkey during the 1980-2018 period. In addition, by 1% increase in the trade openness variable creates a 0.03% increase in CO2 emissions, by 1% increase in per capita GDP creates a 2.82% increase in CO2 emissions and by 1% increase in urbanization creates a 0.59% increase in CO2 emissions. According to the Fractional Frequency Fourier Toda and Yamamoto Causality test findings, one-sided causality running from urbanization to GDP per capita and from trade openness to urbanization was found.</description>
      <pubDate>Sun, 01 May 2022 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5372</guid>
      <dc:date>2022-05-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
    <item>
      <title>Afganistan'da enflasyon: Yapısal nedenler ve olası çözümleri</title>
      <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5366</link>
      <description>Title: Afganistan'da enflasyon: Yapısal nedenler ve olası çözümleri
Authors: Mudaqiq, Nawid
Abstract: Bu tez konusunun seçilmesindeki amaç, Afganistan'da ciddi bir ekonomik problem olan ve sıkıntıları halen hissedilmekte olan enflasyonist baskıların yapısal nedenlerini ve olası çözümlerini tespit etmektir. Son on yılda Afganistan'daki enflasyon sorunu bilim adamlarının, politika uygulayıcıların ve genel kamuoyunun dikkatini çeken en tartışmalı konulardan biri olmuştur. Son yıllarda enflasyonun hızlı bir şekilde artması ve halkın bundan duyduğu memnuniyetsizlik ile birlikte enflasyonun kökeni ve nedenleri hakkında çeşitli ve bazen çelişkili analizler sunulmuştur. Enflasyonun dış kaynağına ilişkin hükümet yetkilileri tarafından vurgulanan ve desteklenen görüşler, Merkez Bankası'nın enflasyon raporunun sunumu ile ülkede yaygın yansımalara yol açan analizler arasında yer almıştır. Bu raporda ve arkasından gelen analizlerde enflasyonun temel nedenleri arasında; dış nedenler (ithal enflasyon), ekonomik tekelin varlığı, yasal boşluk, yolsuzluk ve kurumlar arası para politikasında anlayış eksikliği gibi iç yapısal nedenler enflasyonun arasında sayılmaktadır. Anılan rapor ve analizlerde, enflasyonun olası çözümleri arasında; anti-tekel kanunların çıkarılması, dış ticaret politikalarının yeniden gözden geçirilmesi, tüm sektörlerde (tarım, sanayi vb.) reformların yapılması, gümrük tarifelerinde indirimler uygulanması, üretimi teşvik eden politikaların uygulanması, Afganistan Merkez Bankası'nın daha etkin çalışabilir bir yapıya kavuşturulması gibi önlemler sıralanmıştır. Bu çalışmanın sonuç bölümünde de yapılan analiz ve tespitlere dayanılarak bir takım çözüm önerilerinde bulunulmuştur. Çalışmada 4 farklı ekonometrik test yöntemi kullanılmıştır. Bunlar sırasıyla; Mevsimsellikten arındırma, Birim Kök (Unit Root) Testi, ARDL sınır Testi, ve Toda Yamamoto nedensellik Testidir. Ekonometrik analizler, incelenen değişkenler arasında hem kısa dönem hem de uzun dönem itibariyle birtakım ilişkilerin olduğunu göstermektedir. Bu ilişkiler ayrıntılı bir şekilde çalışmanın Bulgular Bölümü'nde ele alınmış ve tartışılmıştır.                                                                                 &#xD;
                                                                                                                                                                                              &#xD;
The aim of choosing this thesis topic is to determine the structural causes and possible solutions of inflationary stresses, which are a serious economic problem in Afghanistan. In the last decade, the inflation problem in Afghanistan has been one of the most controversial issues that has attracted the attention of scientists, policy makers and the general public. With the rapid increase in inflation in recent years, the dissatisfaction of the public has increased and due to this dissatisfaction, various contradictory analyzes have been presented. The views emphasized and supported by government officials regarding the external source of inflation together with the presentation of the Central Bank's inflation report caused widespread reflections in the country. The main causes of inflation in this report and it's analyzes are Internal structural reasons such as external factors (imported inflation), existence of economic monopoly, legal vacuum, corruption and lack of understanding in inter-institutional monetary policy. In the aforementioned reports and analyzes, among the possible solutions for inflation; Measures such as enacting anti-monopoly laws, reviewing foreign trade policies, making reforms in all sectors (agriculture, industry, etc.), applying reductions in customs tariffs, implementing policies that encourage production, and making the Central Bank of Afghanistan a more efficient structure are listed. In the conclusion part of this study, some solution suggestions were made based on the analysis and determinations of the subject. Four different econometric test methods were used in this study. These are respectively; seasonality adjustment, Unit Root Test, ARDL Bounds Test and Toda yamamoto Causality Test. Econometric analyzes show that there are some relationships between the variables examined, both in the short-term and long-term. These relationships are discussed in detail in the Findings Section of the study.</description>
      <pubDate>Tue, 01 Jun 0202 00:00:00 GMT</pubDate>
      <guid isPermaLink="false">http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5366</guid>
      <dc:date>0202-06-01T00:00:00Z</dc:date>
    </item>
  </channel>
</rss>

