<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3977">
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3977</link>
    <description />
    <items>
      <rdf:Seq>
        <rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5080" />
        <rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5079" />
        <rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5078" />
        <rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5077" />
      </rdf:Seq>
    </items>
    <dc:date>2026-04-18T12:25:38Z</dc:date>
  </channel>
  <item rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5080">
    <title>Kompozit malzemelerden üretilmiş otomobil ön tampon sisteminin tasarımı, bağlantı yerlerinin optimizasyonu ve darbe davranışının belirlenmesi</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5080</link>
    <description>Title: Kompozit malzemelerden üretilmiş otomobil ön tampon sisteminin tasarımı, bağlantı yerlerinin optimizasyonu ve darbe davranışının belirlenmesi
Authors: Çam, Salim
Abstract: Otomobil hibrit ön tampon sistemi üzerine gerçekleştirilen bu çalışma üç aşama barındırmaktadır. İlk aşamada ön tampon sisteminde kullanılan ince cidarlı çelik enerji sönümleyici tüpün hem kalınlık dağılımı hem de geometrik şekli, plastik şekil verme yöntemleri kullanılarak elde edilmiş ve yüksek hızlar altında darbe performansı incelenmiştir. Böylece enerji sönümleyici tüpün darbe performansı, tüpün kalınlık dağılımı ve plastik şekil verme etkisi birlikte değerlendirilerek elde edilmiştir. İkinci aşamada ise, karbon fiber kompozit malzemeden üretilmiş tampon kirişinin tabaka kalınlığı ve yönelimi, çelikten imal edilmiş tampon kirişi referans alınarak, darbeli yükler altında optimize edilmiştir. Çalışmanın üçüncü aşaması, kompozit tampon kirişi ve ince cidarlı çelik enerji sönümleyici tüp arasındaki bağlantıyı düzenleme üzerine yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Bu bağlantı bölgesinde yapıştırıcı kullanılmış olup, farklı mekanik özelliklere sahip üç yapıştırıcı, darbe performansları açısından değerlendirilmiştir. Son olarak, seçilen yapıştırıcı ile oluşturulan hibrit ön tampon sisteminin geometrik özellikleri, yine darbe davranışı göz önünde bulundurularak optimize edilmiştir. Çalışma kapsamında elde edilen sonuçlar, kalınlık dağılımının ve plastik şekil verme işlemlerinin enerji sönümleyici tüpün darbe performansını önemli ölçüde etkilediğini ve bu ikili etki hesaba katılmaksızın elde edilen sonuçların yanıltıcı olduğunu göstermiştir. Tampon kirişinin optimizasyonu için kullanılan karbon fiber kompozit tamponun, en az çelik tampon kirişi kadar iyi darbe performansı sergilemesinin yanında, ağırlığının önemli ölçüde azaldığı belirlenmiştir. Yapıştırıcılar ile gerçekleştirilen çalışmalar ise, yapıştırıcı kalınlığı ve tampon kirişi yarıçapının, hibrit ön tampon sisteminin darbe performansını doğrudan etkilediğini göstermiştir. Böylece, ön tampon sisteminde farklı malzemelerden yapılmış tampon kirişi ve enerji sönümleyici tüpler arasındaki bağlantı bölgelerinde, yapıştırıcıların güvenle kullanılabileceği de gösterilmiş olmuştur.</description>
    <dc:date>2022-03-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5079">
    <title>Faz değiştiren malzeme (FDM) içeren duvar bloklarının içyapı formlarının Türkiye'deki iklim bölgeleri için belirlenmesi</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5079</link>
    <description>Title: Faz değiştiren malzeme (FDM) içeren duvar bloklarının içyapı formlarının Türkiye'deki iklim bölgeleri için belirlenmesi
Authors: Haydaraslan, Ersin
Abstract: Tez çalışmasında, faz değiştiren malzeme (FDM) içeren boşluklu duvar bloklarının farklı iklim tiplerinde ısıl analizleri yapılmıştır. Üç aşamadan oluşan çalışmanın ilk aşamasında; on farklı bloğun boşluk oranı, geometrisi ve sayısının bloktaki sıcaklık dağılımına ve ısı akısına etkileri incelenmiştir. Bu aşamanın sonunda en düşük ısı geçiş katsayısına sahip blok belirlenmiştir. İkinci aşamada; dört farklı ilde olduğu varsayılan bir binanın duvarlarına farklı erime sıcaklığında ve katman kalınlıklarında FDM'ler uygulanması durumunda binaların yıllık birincil enerji kullanımı ve global maliyeti açısından bir optimizasyon yapılmıştır. Bu aşamanın sonunda Türkiye'de farklı derece gün bölgelerine göre optimum FDM özellikleri belirlenmiştir. Çalışmanın son aşamasında; ilk aşamada belirlenen blok içine, ikinci aşamada belirlenen FDM'ler koyularak dört farklı il için FDM'lerin blok içinde en iyi performans gösterdiği konumlar belirlenmiştir. Tez çalışmasının sonunda FDM sıcak ve ılık iklimlerde bloğun orta kısmına yakın, soğuk iklimlerde ise iç ortama yakın olduğunda daha iyi performansı gösterdiğine ulaşılmıştır.</description>
    <dc:date>2022-04-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5078">
    <title>Anaerobik membran reaktörlerde akış hızı ve su sıcaklığının membran performansı üzerine etkilerinin sayısal olarak incelenmesi</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5078</link>
    <description>Title: Anaerobik membran reaktörlerde akış hızı ve su sıcaklığının membran performansı üzerine etkilerinin sayısal olarak incelenmesi
Authors: Güler, Birkut
Abstract: Anaerobik membran biyoreaktörler (anMBR) atık su arıtmada kullanılan uygulamalardır. Bu reaktörler biyolojik arıtmanın gerçekleştiği tam karışımlı bir anaerobik reaktör ve bir ultrafiltrasyon (UF) membranından oluşur. Gözenekli yapıda olan bu membranlar plaka veya boru şeklindedirler ve atık su filtreleme aracı olarak işlev görürler. anMBR uygulamasında yaşanan en önemli sorunlardan biri, membran gözeneklerinden yeterli miktarda su geçişinin olmaması; yani su debisindeki azalmadır. Azalan akış hızı, işlemin kesintiye uğramasına ve arıtma kalitesinin düşmesine neden olabilmektedir. Mevcut çalışmada, düz plaka şeklindeki membranda akış hızlarının membrandaki su akısı ve çözelti birikimi üzerindeki etkisi sayısal olarak incelenmiştir. Bu amaçla açık kaynak kodlu bir CFD analiz programı olan OpenFOAM yazılımı kullanılmıştır. Analizde, ileri osmoz (FO) olarak bilinen, membranın besleme ve emiş tarafları arasındaki kimyasal potansiyelin neden olduğu itme kuvvetine dayanan yaklaşımdan yararlanılmıştır. Ortalama giriş hızlarının membran performansı üzerine etkileri, emiş ve besleme tarafında hem eşit hem de farklı olması durumlar için, hız dağılımı, su akısı ve membranda çözelti birikimi cinsinden gösterilmiştir. Ayrıca, emiş tarafı ile besleme taraflarının birbirleri ile ısıl dengede olması durumunda sıcaklığın su akısı üzerine etkisi incelenmiştir. Sayısal sonuçlar, ortalama giriş hızlarının membran performansı üzerinde etkili bir parametre olduğunu göstermektedir. Artan ortalama giriş hızı ile su akısı arasındaki oransal ilişkinin, ortalama hızın 0,1 m/s değerinden sonra önemli ölçüde değiştiği görülmüştür. Ortalama hızın bu değerinden sonra su akısının ortalama hıza oranı öncesine göre yaklaşık 10 kat azalmaktadır. Ortalama giriş hızlarının farklı olması durumunda yüksek emiş giriş hızının su akısında artışa neden olduğu görülmüştür. Son olarak, fiziksel özelliklerin değişmesi nedeniyle sıcaklıkla birlikte arıtma performansının düştüğü görülmüş, uygulamada halen geçerli olan 35 0C'nin en uygun arıtma sıcaklığı olduğu sonucuna varılmıştır.</description>
    <dc:date>2022-02-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5077">
    <title>Sonsuz vidalı redüktörlerde yapay zekâ teknikleri ile arızaların tespiti ve sınıflandırılması</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5077</link>
    <description>Title: Sonsuz vidalı redüktörlerde yapay zekâ teknikleri ile arızaların tespiti ve sınıflandırılması
Authors: Karabacak, Yunus Emre
Abstract: Sonsuz vidalı redüktörler (SVR) endüstrinin birçok alanında kullanılmaktadır. SVR'ler çalışma prensipleri gereği diğer redüktörlerden farklıdır ve daha çok arızalanma riski altındadır. Bu nedenle SVR'lerde meydana gelebilecek arızaların tespiti ve buna göre önlem alınması kesintisiz çalışması istenen sistemler ve tesisler için özellikle önemlidir. Bu amaçla bu çalışmada SVR'lerin kestirimci bakımına yönelik dinamik çalışma koşullarını taklit eden bir deney düzeneği geliştirilmiştir. Deney düzeneği ile sağlam ve arızalı SVR'ler üzerinden toplanan titreşim, ses ve termal görüntü verilerinden öznitelikler çıkarılmış ve arıza tespiti ve sınıflandırılması amacıyla kullanılmıştır. Titreşim ve ses verilerine ait zaman ve frekans bölgesinden çıkarılan öznitelikler ve termal görüntülere ait öznitelikler tek tek, ikili ve üçlü kombinasyonlarda kullanılarak elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Çalışmalarda, yapay sinir ağları (YSA), destek vektör makinesi (DVM), k en yakın komşu (k-NN), ANFIS (adaptif nöro-bulanık arayüz sistemi) ve derin öğrenme algoritmaları arıza tespiti ve arıza türünün sınıflandırılması amacıyla kullanılmıştır. Titreşim, ses ve termal görüntü verilerinden çıkarılan özniteliklerin tek tek ve ikili kombinasyonlarda kullanılmasının sınıflandırma başarısını düşürdüğü gözlemlenmiştir. En yüksek sınıflandırma başarıları ölçüm verilerine ait özniteliklerin tümünün beraber kullanılmasıyla elde edilmiştir. Sonuçlar öznitelik seçiminin sınıflandırıcı performansını en üst düzeye çıkarmak için önemli bir adım olduğunu göstermiştir.</description>
    <dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
</rdf:RDF>

