<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
  <channel rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3970">
    <title>DSpace Collection:</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/3970</link>
    <description />
    <items>
      <rdf:Seq>
        <rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5006" />
        <rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5005" />
        <rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5004" />
        <rdf:li rdf:resource="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5003" />
      </rdf:Seq>
    </items>
    <dc:date>2026-04-18T03:56:26Z</dc:date>
  </channel>
  <item rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5006">
    <title>Adıyaman bölgesi üst kretase istiflerin kaynak kaya potansiyeli ve kaynak kaya-petrol korelasyonu</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5006</link>
    <description>Title: Adıyaman bölgesi üst kretase istiflerin kaynak kaya potansiyeli ve kaynak kaya-petrol korelasyonu
Authors: Bilici, Tuğba
Abstract: Üst Kretase yaşlı Karaboğaz ve Karababa formasyonları Adıyaman bölgesinde önemli potansiyel kaynak kayalardır. Bu doktora tezinde, Adıyaman bölgesi hidrokarbon sistemi içerisindeki saha ve kuyulardan Karaboğaz ve Karababa formasyonlarına ait kayaç örnekleri alınarak petrol potansiyelleri değerlendirilmiş ve bölgedeki ham petrol örnekleri ile kaynak kaya fasiyes analizi için kaynak kaya-petrol korelasyon çalışmaları yapılmıştır. Karaboğaz kireçtaşı ve Karababa killi kireçtaşı örnekleri ile ham petrolleri, organik jeokimyasal veriler yardımıyla kökensel olarak karşılaştırılmıştır. Örnekler üzerinde Piroliz (Rock-Eval)/TOC, Özütleme, Gaz Kromatografi (GC) ve Gaz Kromatografi-Kütle Spektrometre (GC-MS) analizleri gerçekleştirilmiştir. Verilere göre her iki formasyon örneklerinin genel olarak iyiden mükemmele kadar değişen petrol potansiyeline sahip oldukları, Tip II kerojen içeren ve anoksik bir ortamda karbonatça zengin bir kaynak kayadan türemiş "erken olgun" özellik gösterdikleri belirlenmiştir. Ham petrol örneklerinin ise indirgeyici koşullar altında çökelmiş denizel organik madde içeren karbonat kaynak kayadan türedikleri ve benzer kökene sahip oldukları görülmüştür. Son olarak, biyomarker verileri kullanılarak yapılan kaynak kaya-petrol korelasyonu, Karaboğaz ve Karababa formasyonlarının her ikisinin de petrol örnekleri için kaynak kaya olabileceğini göstermiştir.</description>
    <dc:date>2022-03-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5005">
    <title>Artvin ili (Merkez ilçe) için bütünleşik doğal kaynaklı afet duyarlılığının değerlendirilmesi</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5005</link>
    <description>Title: Artvin ili (Merkez ilçe) için bütünleşik doğal kaynaklı afet duyarlılığının değerlendirilmesi
Authors: Çelebi, Servet
Abstract: Türkiye, geçmişte olduğu gibi başta depremler olmak üzere, sel-taşkın heyelan gibi Doğal Kaynaklı Afetlerle sık sık karşılaşmış ve karşılaşmaya devam edecektir. Bu nedenle yaşanan afetlerin yarattığı can ve mal kayıplarının yanında ekonomik kayıpların da en aza indirgenmesi, ancak etkin ve sürdürülebilir bir afet risk yönetim sisteminin oluşturulması ile mümkündür. Buradan hareketle tez çalışma alanı olarak son yıllarda özellikle heyelan ve sel olaylarından ciddi anlamda olumsuz etkilenen ve önemli ölçüde can-mal kaybının yaşandığı Artvin ili seçilmiş, İlin Merkez İlçe yerleşim alanı sınırları içerisinde kalan alanda bütünleşik, Doğal Kaynaklı Afet duyarlılık değerlendirmesinin yapılması amaçlanmıştır. Çalışma alanında; heyelan duyarlılık, deprem etkilerine duyarlılık değerlendirmesi ve taşkın tehlike değerlendirmesi çalışmaları yapılmıştır. Söz konusu bu değerlendirmelerden elde edilen sonuçlar bir araya getirilerek çalışma alanına ait bütünleşik bir Doğal Kaynaklı Afet duyarlılık değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Heyelan ve taşkın duyarlılık değerlendirmelerinde sayısal veri üretimleri ve konumsal analizler Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) araçları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Üretilen sayısal veriler (heyelan envanteri, sayısal yükseklik modeli, yamaç eğimi, litoloji, akarsuya yakınlık, yamaç yönelimi vb.) konumsal istatistiksel (frekans oranı, lojistik regresyon) modeller yardımıyla değerlendirilerek heyelan ve sel duyarlılık haritaları üretilmiştir. Sismik risk analizleri için alanda ve alana belirli mesafede meydana gelmiş eski depremler dikkat alınarak "en büyük yatay yer ivmesi" (amax) değerinin belirlenmesi ve bu değerin alandaki litolojik birimlere ve yamaçlara duraysızlık problemi yaratması noktasındaki etkileri irdelenmiştir. Bu etkilerin değerlendirilmesi aşamasında alandan elde edilen, dinamik elastik jeofizik mühendisliği parametreler (boyuna-Vp ve enine dalga-Vs hızları, Vp/Vs hız oranları, 30 m derinlik için ortalamada kayma dalgası hızı-Vs30) kullanılmıştır. Çalışmada farklı üç konu başlığı altında belirlenen yöntemler kullanılarak duyarlılık haritaları elde edilmiştir. Heyelan Duyarlılık Değerlendirmesinde, AHS yöntemi, Lojistik Regresyon ve Frekans Oranı yöntemleri uygulanmıştır. Farklı üç yöntem ile heyelan duyarlılık değerlendirmesi irdelenmiştir. Elde edilen duyarlılık sonuç haritalarına doğruluk testleri uygulanarak doğruluk değerlendirmesi yapılmıştır. Deprem etkilerine duyarlılık değerlendirmesinde, parametreler belirlendikten sonra, AHS yöntemi ile deprem etkilerine duyarlılık haritası elde edilmiştir. Taşkın tehlike değerlendirmesi aşamasında ise, parametreler belirlenerek çalışma alanı taşkın tehlike alanları belirlenerek bu alanların duyarlılık sınıflandırması yapılmıştır. Heyelan Duyarlılık değerlendirmesi, Deprem etkilerine duyarlılık değerlendirmesi ve taşkın tehlike değerlendirmesi konu başlıkları altında çalışma alanına ait duyarlılık haritaları elde edilmiştir. Elde edilen duyarlılık haritaları, ''Çok Düşük'', ''Düşük'', ''Orta'', ''Yüksek'' ve ''Çok Yüksek'' şeklinde beş duyarlılık sınıfına ayrılarak derecelendirilmiştir. Her bir duyarlılık sınıfının çalışma alanı içerindeki yüzde değerleri ve kapladıkları alanlar belirlenmiştir. Elde edilen duyarlılık sonuç haritaları uygun çakıştırma yöntemleri (basit çakıştırma, ağırlıklandırılmış çakıştırma gibi..) kullanılarak bir araya getirilmiş ve alan için nihai bir bütünleşik Doğal Kaynaklı Afet duyarlılık haritası elde edilmesi mümkün olmuştur.</description>
    <dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5004">
    <title>Altındere Vadisi (Maçka-Trabzon) boyunca gözlenen kaya şevlerindeki kaya düşme potansiyelinin çevresel etkilerinin 2 ve 3 boyutlu benzetim modeller'ile incelenmesi</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5004</link>
    <description>Title: Altındere Vadisi (Maçka-Trabzon) boyunca gözlenen kaya şevlerindeki kaya düşme potansiyelinin çevresel etkilerinin 2 ve 3 boyutlu benzetim modeller'ile incelenmesi
Authors: Alizadeh, Ehsan
Abstract: Bu tez çalışmasının amacı, 2 ve 3 boyutlu benzetim modellerinden yararlanarak Trabzon ili, Maçka ilçesi sınırları içinde bulunan Altındere vadisi boyunca yer alan kaya şevlerinin kaya düşme potansiyelinin incelenmesidir. Tez kapsamında, ilk olarak kaya düşmesi potansiyeli olan alanlara ait bir duyarlılık değerlendirmesi incelemesi gerçekleştirilmiştir. Yapısal süreksizlik özelliklerinin bilgisayar ortamında sayısal olarak incelemesine olanak sağlayan yersel lazer tarayıcı yardımıyla fotogrametrik bir yaklaşım kullanılmış ve bu verilerden yararlanarak incelenen kaya şevlerinin kinematik analizi ve kaya kütle sınıflandırması gerçekleştirilmiştir. Kaya düşmesi modellemesi, çevrenin korunması, arazi kullanım planlaması ve karmaşık süreçlere rağmen kaya düşmesi tehlikesinin tahmin edilmesinde etkili bir yöntem olmakla birlikte önlemlerin tasarımında büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Bu kapsamda, iki boyutlu modelleme yapmaya imkan tanıyan Rocfall yazılımı ve CBS ortamında geliştirilmiş bir üç boyutlu kaya düşmesi simülasyonu yazılımı olan Rockfall Analyst kaya düşmelerinin modellenmesi ve koruma tasarımının desteklenmesi için araç olarak kullanılmıştır. Çalışılan 2 ve 3 boyutlu modellerde, topoğrafya, şev malzemesi sürtünme karakteristikleri, başlangıç hızı büyüklüğü ve yönü ve blok hızındaki geri sıçrama katsayılarına dayanarak kaya bloklarının düşüş yörüngeleri ve ulaştıkları mesafeler konumsal olarak belirlenmiştir. Elde edilen modellerin çıktıları dikkate alınarak kaya düşmesi süreci ile ilgili karar verme ve alınabilecek olası önlemler bu tez çalışması kapsamında irdelenmiştir.</description>
    <dc:date>2021-05-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
  <item rdf:about="http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5003">
    <title>Amasya ili yüzey ve yeraltısuyu kalite parametrelerinin yapay sinir ağları yaklaşımı ile belirlenmesi ve değerlendirilmesi</title>
    <link>http://acikerisim.ktu.edu.tr/jspui/handle/123456789/5003</link>
    <description>Title: Amasya ili yüzey ve yeraltısuyu kalite parametrelerinin yapay sinir ağları yaklaşımı ile belirlenmesi ve değerlendirilmesi
Authors: Konare, Mahamadou
Abstract: İçme ve kullanma suyu olarak kullanılan su kaynaklarının kalitesinin doğru olarak belirlenmesi, insan sağlığı açısından son derece önemlidir. Bu çalışmada, Amasya İli yüzey ve yeraltısularının kalitesini ortaya koymak ve geçmiş yıllara (2003-2018) ait su kalite parametreleri ile nitrat konsantrasyonu arasındaki ilişkiyi Yapay Sinir Ağları (YSA) ve Çoklu Doğrusal Regresyon (ÇDR) yöntemleri yardımıyla modellemek amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışma alanında belirlenen yüzey ve yeraltısularının analiz sonuçları kullanılarak yeraltısularının hidrokimyasal fasiyesleri, yüzey sularının ise kalite sınıfları belirlenmiştir. Yüzey ve yeraltısularının kalite indeksleri ise TS 266'da önerilen değerler baz alınarak ve Kanada Su Kalite İndeksi (CWQI) yöntemi yardımıyla hesaplanmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda yeraltısularının çoğunlukla Ca-HCO3 tipinde olduğu; SAR, MT, RSC ve %Na parametrelerine göre Merzifon ve Suluova yeraltısularının bir kısmının sulama suyu olarak kullanıma uygun olmadığı belirlenmiştir. SKKY'de verilen parametrelere göre Yeşilırmak ve kollarının farklı kalite sınıflarında olduğu belirlenmiştir. Su kalitesinde mevsimsel farklılıkların görüldüğü ancak hiçbir parametrede geçmişten günümüze artan veya azalan bir trend gözlemlenmemiştir. Yüzey ve yeraltısularına ait CWQI değerlerine göre genel olarak yeraltısularının iyi kalitede, yüzey sularının ise daha düşük kalitede olduğu belirlenmiştir. Su kalite parametreleri ile nitrat konsantrasyonu arasındaki ilişkinin modellenmesinde kullanılan YSA ve ÇDR yöntemleri arasındaki üstünlüğü belirlemek için deteminasyon katsayısı (R2), Hataların Ortalama Karesel Karekökü (HOKK) ve Ortalama Mutlak Hata (OMH) kriterleri kullanılmıştır. YSA yönteminin ÇDR yöntemine göre daha iyi sonuç verdiği belirlenmiştir.</description>
    <dc:date>2021-07-01T00:00:00Z</dc:date>
  </item>
</rdf:RDF>

